Tüm sıkıntılardan kurtulmaya calışıyorum hep... Her an yeni bi arayıstayım.Neler yapabilirm.. Bugunde bi burukluk yasıyorum...ülkemin ülkemdeki can insanların acılarını duydukca burukluk yasamamak elde değil ki? bir gün sehit haberleri diger gün dolandırma tecavüz vs. Gercekten acınacak haldeyiz bazı konularda... Hala sosyal düzen sıkıntısı cekiyoruz ve bu durum gün gectikce artıyor. Bana göre baslıca nedeni maddi sıkıntı. Eminim abd bizim sartlarımızda olsa en az bizim kadar vahim olurdu. Ve ahlaki cöküntü..Hepimizin kullandıgı bir kelime grubu ahlaki cöküntü. Tabiki insan düşünmeden edemiyor acaba ne değiştide hersey bu kadar cok kötüye yol aldı. Ben bu konu üzerine cok düşünüyorum , sonuc olarak sosyal değişim ve özümüzden kopma noktası önüme geliyor. Artık yasamımızda bizim olmayan seylerle yasıyoruz. mesela kendi kültürümüzde olmayan konusmalarla tavırlarımızla, eş dost ilişkisiyle ; en önemlisi kendimizin olmaayan ahlaki degerlerle yasıyouz yada kendimizin olanları öyle yozlastırmısız ki anlayamıyoruz ne demek oldugunu.İnsanlara özümüzü saygıyı anlatmayı basaramıyoruz.Ümit ediyorum ki bir gün bunları ögretebilirsek genclerimize insanlarımıza kazanacaz. Birlikte yasayıp birlikte savunmasını ögrenirsek bu vatan bu topraklar daha güzel olacak...Zor günlerde yasadıgımız kesin ama küçük bir umutlada olsa kaybettigimiz güzelliklerin yerini daha güzellerinin alacagını ben hissedebiliyorum.sadece biraz daha caba gösterip birlik olmalıyız her konuda. Sadece kendiimiz için değil vatan millet için calışmalıyız. Bu vatanı daha iyi yerlere getirmeli yüceltmeliyiz. degerlerimiz kaybederek daha kötü yerlere getirmemeliyiz.
Ve benim tüglerimi diken diken bir şiirle kapatıyorum bu yazıyı.
BAYRAK
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !